TÜBİTAK her yıl 2209-A-Üniversite Öğrencileri Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında ön lisans veya lisans öğrenimi gören öğrenciler için proje çağrısına çıkıyor. 2025 yılı 1. dönem başvuruları da 18 Kasım 2025 tarihinde sona eriyor. Proje fikirleri olan ya da proje fikri olmadan danışman öğretim üyelerinin desteğiyle proje fikri geliştiren öğrenciler, proje başvuru sürecinde bilimsel olarak bilgi, görgü ve deneyimlerini artırma imkânı buluyorlar. Proje yazım süreci ile birlikte kabul edilen projelerde bizzat yürütücü olarak yer alan öğrenciler, proje ile ilgili tüm süreçlerde aktif olarak görev alarak akademik araştırma yetkinliği kazanıyorlar. Bu kapsamda projenin ilk defa yapılıyor olmasıyla ilgili olarak özgün değerinin, araştırma yöntemlerinin, proje süresinin, proje ile ilgili oluşabilecek riskler ve alınması gereken önlemlerin yer aldığı proje yönetiminin ve projeden elde edilen bulguların ne şekilde paylaşılacağı ile ilişkili yaygın etkinin ne olduğunu öğreniyorlar.
Projenin kabul edilmesiyle birlikte projenin yürütülmesi aşamasında, yöntemde yer alan iş paketlerinin tamamlanması, analizlerin yapılması, verilerin toplanması ve yorumlanmasına katkı sağlıyorlar. Proje süresinin tamamlanmasıyla birlikte elde edilen bulguları tablo, grafik vb. şekilde sunup, sonuçları bir arada yorumlayıp tartıştıkları sonuç raporu hazırlıyorlar. Dahası proje yürütücüsü öğrenciler, TÜBİTAK’ın sağladığı bütçeyi kendileri yöneterek, en az projede yapılan araştırmalar kadar çetrefilli bir sürece bizzat tanıklık etmiş oluyorlar.
Projenin kapanması ve sonuç raporunun yazılmasıyla da süreç bitmiş olmuyor. Yapılan araştırmalardan elde ettikleri sonuçları, ulusal veya uluslararası bilimsel bir kongrede poster veya sözlü bildiri olarak sunma imkânı yakalıyorlar. Bu kongre sürecinde hazırladıkları sunum, “bilimsel bir makale nasıl yazılır?”ın ön hazırlığı oluyor. Bununla da bitmiyor. Nefesi yeten azimli öğrenciler yazdıkları özgün makaleyi ulusal, çoğunlukla uluslararası bir dergide yayımlama fırsatı buluyorlar.
Tıp fakültesi öğrencilerinin gerek ders yükü, gerekse Tıpta Uzmanlık Sınavı stresi her ne kadar ağır olsa da, proje sürecine bir şekilde dahil olmaları, onlara vizyon katıp akademik ufuklarını genişletiyor. En azından uzmanlık eğitiminin ardından akademide devam edip etmeyeceklerine karar verebiliyorlar. Zaten zor olan şey seçimler yapmak değil mi? Gerisi kendiliğinden geliyor. Velhasıl kelam “Yola inanmışlarla çıkmalıyız, ikna edilmişlerle değil.”





















