Depremden sonra Malatya’dan giden çok oldu.
Kimi mecbur kaldı, kimi korktu, kimi “bir süreliğine” dedi ama geri dönemedi. Bugün hâlâ başka şehirlerde tutunmaya çalışan binlerce Malatyalı var.
Kimseyi suçlayarak bir yere varamayız.
Çünkü gidenler kaçmadı, hayatta kalmaya çalıştı.
Ama artık şunu konuşmanın zamanı geldi:
“Bu şehir gidenleri nasıl geri çağıracak?”
Malatya’nın yeniden ayağa kalkması sadece binalarla olmaz.
Şehri şehir yapan insanıdır.
Sokakta yürüyen, dükkân açan, kahkaha atan, üreten insan…
Bugün Malatya’nın en büyük ihtiyacı kalabalık değil;
geri dönecek güven duygusu.
İnsanlar şunu bilmek istiyor:
Ev hazır mı?
İş var mı?
Çocuğumu okula gönül rahatlığıyla gönderebilir miyim?
Sosyal hayat var mı?
Bu sorular cevapsız kaldıkça dönüş zor.
Ama umut da yok değil.
Yeni konutlar yükseliyor, şehir toparlanıyor.
Gençler için yeni alanlar, esnaf için yeni hareketlilik konuşuluyor.
Malatya, cazibesini yüksek sesle değil;
samimiyetle geri kazanabilir.
Burada hâlâ dayanışma var.
Hâlâ tanıdık bir selam,
hâlâ “gel, birlikte toparlarız” diyen bir şehir var.
Gidenlere çağrımız net:
Malatya sizi unutmadı.
Ama bu çağrının karşılık bulması için
şehir yöneticilerinin de sorumluluğu büyük.
Sadece bina değil, hayat inşa etmek zorundayız.
Çünkü Malatya’nın yeniden güçlü olması, gidenlerin geri dönmeyi istemesiyle mümkün.
Bu şehir sizi bekliyor.
Eksik kalan yeriniz hâlâ boş.























