Malatya Lider Gazetesi
HV
10 ARALIK Çarşamba 17:13

BİR MALATYASPOR YAZISI

TAHİR SAĞIR
TAHİR SAĞIR

Futbola ilgim yok denecek kadar az. Çocukken mahalle aralarında çok maç yapardık. Dolayısıyla futbol terimlerine, pratiğine dair bilgim var ancak oynamayı yahut izlemeyi tercih etmiyorum. Tabi ki Malatyaspor’un yeri başka. Çocukluğumdan beri Malatyaspor’un, sonrasında da Yeni Malatyaspor’un ahvalini daima takip ettim. 2000’li yılların başında İnönü Stadyumunda oynanan Süper Lig maçlarını da UEFA maçlarını da heyecan içinde bekliyordum, Malatyaspor’un korkulu bir deplasman olduğu yıllarda buradan puan kaybı ile giden üç büyüklerin ahvaline gülerek... Malatyaspor bir daha doğrulamayınca yeni ümidimiz Malatya Belediyespor olmuştu. Sonradan Yeni Malatyaspor adını alan bu takım da başarılara imza attı. Ancak o da Malatyasporun talihsizliği ile günden güne eriyor. Bugün 2.Ligde mücadele eden takımımız aldığı cezalarla birlikte neredeyse ligin başlarında küme düşmeyi garantiledi. Öte yandan Yeşilyurt Belediyespor şehrin yeni umudu olarak yükselişte. Maalesef Malatya takımları da İstanbul’un dışında kalan Anadolu takımlarının makus kaderini yaşamaktan kurtulamıyor. Şehrin büyük destek verdiği takımlar kısa  vadeli olup terk ediyor ligleri birer birer. Bunda yönetici hatası, oyuncu hatası yahut farklı problemler vardır orasını çok iyi bilemem çünkü bu konuda yorum yapacak kadar bilgiye sahip değilim fakat bu acı gerçek her Malatyalı gibi benim de canımı sıkıyor. Yanıbaşımızdaki  Sivas’ın daimi başarılar elde etmesi, Doğu takımlarının birer birer yükselişe geçmesi Malatyaspor’un varlığını elbetteki arattırıyor. Malatya’da İstanbul takımlarına gösterilen büyük ilgi de beni hayrete düşürüyor. Şehrimizin takımı varken farklı bir takıma gönül vermeyi şahsen ben kabul edemiyorum. Buna Avrupa’da rastlayamazsınız. Mesela Köln’de oturan bir Alman Münih takımını asla desteklemez. Ne kadar başarılı olursa olsun. Ancak bizde futbol deyince akla ne yazık ki İstanbul takımları geliyor.

 Kadıköy’de kurulan bir takımın Malatya’da rağbet görmesine ben anlam veremem. Yabancı bir takıma karşı Türk takımı desteklenir ancak yurtiçindeki rekabette herkesin kendi şehrine gönül vermesini mantıklı buluyorum. Tabi bu  da tercih meselesi. Esasen futbolun bir hobi halinde kalması, fanatizme dönüşmemesi daha makul olan. Çünkü haddini aşan her şey zıddına tekamül eder. Her şeyde olduğu gibi sporda da aşırılık tehlikelidir. Bu fanatizm Güney Amerika gibi sefalet yaşayan ülkelerde daha çok görülür. Oralarda kitleler futbol ile adeta uyutulur. Futbolun da bu anlamda insanın tüm mesaisini işgal etmesi  fanatizm boyutuna taşır işi, o da hem zaman kaybı hem de nakit kaybı demektir ve bir hiç uğruna... Zira yenilmek yahut kazanmak sporda daima vardır.  Fanatizm de kazanmak da kaybetmek de haddinden fazla tepkiyle karşılanır ve ortaya çirkin görüntüler çıkar.

Şahsen ben bir maçı 90 dakika izleyemem. Benim için çok uzun bir süre. Malatyaspor’un maçının neticesine bakar, takip ederim. En fazla bu kadar ilgi gösterebilirim futbola. Malatya’nın her alanda başarılı olmasını arzuladığım gibi futbolda da başarı elde etmesini isterim. Bugünlerde büyük hezimetler yaşayan takımımızın maç skorlarını görünce eski günleri özlememek mümkün değil. Belki depremden sonra her şey gibi spor mevzuları da ikinci planda kaldı. Biz de Yeşilyurtspor’un elde ettiği başarılarla mutlu olmaya bakacağız bir Kernekli olarak, bir Malatyalı olarak…

Bir İstanbul takımının başarısına sevinmekten yeğdir herhalde.  Fakat şu takımlar yükselince isim değiştirmesinin doğru olmadığını düşünüyorum. Şehrin hangi takımı hangi isimle yükseliyorsa öyle devam etmeli. Netice itibarı ile başarı da başarısızlıkta sporun içinde olan hadiselerdir. Malatyaspor’un yeri ise daima ayrıdır. Bir gün belki yeniden. Neden olmasın.

YORUMLAR