Yeniden Refah Partisi Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Genel Başkan Yardımcısı Bilal Yıldırım, tarafımıza verdiği özel röportajda Malatya’daki yerel yönetim performansını sert bir dille değerlendirdi.
Yıldırım, mevcut belediye yönetimlerinin başarısızlığında en büyük payı “sosyal medya fenomeni gibi davranan” başkanlara yüklerken, Malatya Valisi Seddar Yavuz’u ayrı tuttu: “Malatya Valisi için demiyorum. Seddar Valimiz hizmet noktasında Allah’tan var. Şu anki siyasiler, belediye başkanları koltuklarını Vali Bey’e borçlular. Milletvekilleri de birbirinden kopuk. Malatyalılar cumhurbaşkanımızın hatırına bir kere oy verdiler. Ama üçüncüde vermeyecekler. Bu seçim refah seçimi olacak. AK Parti Malatya’da bu sefer tokat yiyecek.”
“GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI SÜRPRİZ OLDU”
Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı sonrası seçim bittikten sonra biraz kenarda durmak istedim. Çünkü ben bu teşkilata ta ortaokuldan başladım. Orta 1’den Milli Gençlik Vakfı’na girdik. Üniversite başkanlığı yaptım. Eskiden Saadet Partisi’nde Gençlik Kolları Başkanlığı yaptım, yönetimindeydim. Sonra Erbakan Vakfı’nda 2 yıl il başkanlığı yaptım. Sonra partinin kurucu il başkanıydım. Tabii ilk başlarda, partiyle başladığımız zamanlarda hiç kimse bizi tanımıyordu. Hep bizi Saadet Partisi ile karıştırıyorlardı. Her gittiğimiz yerde Saadet Partisi’nin o dönemlerde CHP ile ittifak yaptığından dolayı bizi kapı dışarı ediyorlardı. Zorla kendimizi anlatıyorduk. “Erbakan’ın oğlunun partisi, Yeniden Refah Partisi” diye anlata anlata bir noktaya getirdik partiyi. Sonra milletvekilliği seçimlerinde Genel Başkan bize “İstifa et, milletvekili aday ol” demişti. Biz de istifa ettik, milletvekili adayı olduk. Çok güzel bir oy aldık. Türkiye ortalaması Yeniden Refah Partisi 2,8 oy alırken biz Malatya’da 9,5 oy aldık. İnsanlarımız bize teveccüh gösterdi Malatya’da olmadı tabii. İl başkanlığına tekrar devam ettik, yine Genel Başkanımızın isteği doğrultusunda mahalli idareler seçimi oldu. Biliyorsunuz Malatya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmamı istediler tekrar. Belediye başkan adayı olduk. Orada da oylarımızı koruduk. Ama il başkanlığına dönmek istemedim. Bunu da genel merkezle paylaşmıştım. Yaklaşık 1,5 yıl işlerimize odaklandık. Ama partiyle bağımızı koparamazdık. Çünkü parti bizim yuvamız. Çocukluğumuz burada geçti. O gün bugündür hep buradayız. Partiden uzak duramazdık. Ancak biraz da işlerimize bakmak istedik. Daha sonra partinin 3. büyük kongresinde bizi MKYK üyesi olarak asil listeye yazmışlardı. Daha sonra da bir anda Genel Başkan Yardımcısı olduk. Yani biraz sürpriz oldu aslında.
Arkadaşlar bizi öneriyorlardı, söylüyorlardı ama ben Malatya’da olmam, iş yerimin Malatya’da olması… Çünkü böyle görevde olan bir insanın daha aktif olması gerekiyor, Ankara’da olması gerekiyor, Türkiye’yi adım adım gezmesi gerekiyor. Genel Başkanımız da herhalde bizim bu özelliğimizi bildiği için Sivil Toplum Kuruluşları’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı yaptı. Şimdi eskiden yükümüz bir il iken şimdi 81 il oldu. Bütün Türkiye’nin illerini yine birebir gezmemiz gerekiyor ama tabii ki bizim her zaman olduğu gibi önceliğimiz Malatya’dır. İşimiz de burada. İşimizde, evimizde herhangi bir değişiklik olmayacak. Bizim için biraz zor olacak. Ankara’ya çok gidip geleceğiz.”
“BÜYÜKŞEHİR’DE ZİHNİYET DEĞİŞMELİ”
Partileri bünyesinde olan Yozgat Belediyesi’nde denk bütçe oluşturulduğunu, borçların kapatıldığını ve hizmette yarış halinde olduklarını vurgulayan Yıldırım, Büyükşehir Belediyesinde israf yapıldığını, kaynakların faize harcandığını ve bu nedenle borçların kolay kolay ödenemeyeceğine dikkati çekti. Yıldırım, “Sizin de incelemenizi isterim. Şu anda her toplantıda AK Partili meclis üyeleri kavga çıkarmaya çalışıyorlar. Niye? Zorlarına gidiyor. Belediyelerin en büyük özelliği israfa çok para harcamaları. Çok gider kaynakları var. En çok yaptıkları iş bu, en sevdikleri iş de bu. Şimdi ben yıllardır siyaseti takip eden bir kardeşinizim. Selahattin Gürkan başkanımız kazandığı an dedi ki: “Bir önceki belediye başkanı döneminde çok borç var, borç kalmış” dedi. Ondan sonra sitemde bulundu. Ertesi gün birkaç gün sonra bir kahvaltı programında resimleri var bende; zengin bir kahvaltı programında bir araya geldiler. “Ya işte vardı da şöyle olmuş, böyle olmuş” diye döndürdüler. Niye? Aynı partinin belediye başkanlarıydı. Sami Başkan kazandı. Ne değişti? Aynı parti. Değişen bir şey yok. Zihniyet aynı zihniyet. Zihniyet değişmeli. Sami Başkan da gelir gelmez “Bir önceki belediye başkanı dünya borç bırakmış, şöyledir, böyledir” dedi. “Burası araştırılmalı, savcıları göreve davet ediyorum” dedi. Ne oldu? Hiçbir şey değişmedi. Şimdi ben düşünüyorum: Acaba önceki belediye başkanları farklı bir partide olsaydı da AK Parti kazansaydı ne yaparlardı? Veya farklı bir parti kazansaydı… Ben mesela kazanmış olsaydım ben bunu üst perdede yine getirip savcıları göreve davet ederdim. Çünkü burası yetimin hakkının yedirilmemesi gereken kurumlardır. Yazık, günahtır.” şeklinde konuştu.
“AYNI BİRİMDE 5-6 TANE MÜDÜR VAR, HAYBEDEN PARA VERİYORLAR”
Büyükşehir’de kaynakların yanlış yönetildiğini personel fazlalığı yaşandığını ve aynı birimde çok sayıda müdür olduğunu öne süren Yıldırım, “Malatya deprem görmüş, yerle bir olmuş ve birileri hâlâ burada israfı önlemek için bir şeyler yapmıyorsa ben burada art niyet ararım. Şimdi bakıyoruz: Malatya’da dünya kadar borç var, borçla kapatmaya çalışıyorlar. Yeniden borçlanıyorlar, uzun vadeli, 25 yıllık borçlar alıyorlar falan… Ama bu borçlar borçla kapatılmaz. Ben aynı zamanda ticaret adamıyım. İşletmemde faize, bu işlere karşıysam belediyede de aynı şekilde karşı olmalıyım. Hizmet de götüreceksin ama önce israfın önünü keseceksin. Belediyelerde gördüğüm en büyük yanlış şu anda israf. Aynı birimde 5-6 tane müdür var. Kadroyu almış bir belediye… Sami Başkan geldiğinden beri aynı birimde 3-4 defa müdür değiştirmiş. Müdür kadrosunu veriyor, kenara alıyor, tekrar veriyor… Geçenlerde bir arkadaş gelmiş, müdür kadrosunda. “Başkanım geziyoruz abi böyle, iş yok.” diyor. “Bizi kenara bırakmışlar, atmışlar” diyor. “Maaşımızı alıyoruz ama iş yok, hiç yok” diyor. Adam üzülüyor. “Haybeden para veriyor, borç veriyor” diyor. “Eskiden ticaret adamı olsaydım ticaretime bakardım. 50 yaşına geldim, şimdi ne yapacağım?” diyor. Onu görevden alıyor eşini, dostunu getiriyor, diğerini getiriyor…” dedi.
“Uydu Kentler Şehir mi Köy mü Belli Değil”
Şehir çözülmesi gereken yüzlerce sorunun beklediğini hatırlatan Yıldırım, “Şu anda bize çok mesaj geliyor. Özellikle Genel Başkan Yardımcısı olduktan sonra Malatya özelinden çok mesaj geliyor. Dükkânları ellerinden giden insanlar bağırıyor resmen. Özellikle Şire Pazarı çevresi ve şehir merkezinde… Eskiden 100 metrekare dükkânı olan adam şimdi 18-20 metrekareye sıkışmış. Ciddi bir muamma yaşanıyor. Yarın dükkânlar teslim edildiğinde ne olacak, nasıl olacak? Ben de şahsen merakla bekliyorum. Çünkü bu kapalı kutu gibi. Ara ara Murat Kurum Bakan geliyor, geziyor, insanların gazını alıyor ama gidiyor. Malatya’yı tamamen çevrelere, sağa sola savurdular. Bir taraf TOKİ’lerin tam Malatya’nın öbür tarafı, bir taraf bu taraf… Elemendik’in arka tarafındaki TOKİ’lerde bir amca geçenlerde dedi ki: “Oğlum, ben köyde mi yaşıyorum şehirde mi? Ne araba geliyor ne bir şey. Dağın başındayız. Kurt inse buraya dışarı çıkamayız. Ne market var ne bir şey.” Bir anda sanki deprem olduğu zaman plansız bir yapılanma oldu. Ama bazı diğer illerde de öyle. Adıyaman’da da aynı sıkıntılar var. Hatay biraz iyi, Maraş’ın belli bölgelerinde iyi. Mesela Maraş’ın merkez ilçelerinden birinde Refah Partili belediye başkanı hanım direniyor. “Gitmeyeceğim” diyor. Yolları aynı buranın yolları gibi, köstebek gibi. Dulkadiroğlu’na gittim… Niye? Refah Partisi yapmıyor, Karayolları yapmıyor. “Yapmayayım ki kötü göstersinler” diyor. Ama adam hizmetini de yapıyor. Yollarda sıkıntı var, diğer hizmetlerini yapıyor. Ancak Malatya’da altyapıdan üst yapıya ciddi eksiklikler var. Depremin üzerinden 3 seneyi bitiriyor neredeyse. Bir yılda, iki yılda şunu yapacağız dediler ama hâlâ birçok eksik var.” açıklamalarına yer verdi.
“MALATYA’DA ŞEHİR YOK, BELEDİYE BAŞKANLARI VİDEO ÇEKİYOR”
Şehirde yolların kötü durumda olmasının nedenlerini sıralayan Yıldırım, “Malatya’daki belediye başkanları yetersiz kaynaklanıyor. İşi beceremediklerinden değil. Başka bir partiden de olsa bu işe hakkını verecek biri olsaydı böyle olmazdı. Mesela bizim Yeşilyurt Belediye Başkan adayımız Murat Aslan tam şehir plancısıydı, bu işin hakkını verecek biriydi. Ama nasip olmadı. Şimdiki belediye başkanları, kaymakamlar… Hepsi sosyal medya fenomeni gibi hareket ediyor. Akşama kadar video çekiyorlar: “Şuraya gittik, şuna sarıldık, buna sarıldık…” Ya arkadaş olmaz ya. Devlet geleneği var. Malatya Valisi için demiyorum, Seddar Valimiz hizmet noktasında Türkiye’nin birçok yerini takip ediyorum, Allah’tan var. Ama diğer bazı illerde tamamen şovmenliğe dökülmüş. Malatya’da da yapın ama Malatya bir düzelsin. Sabahtan akşama video çekmek iş değil. Esnaf ziyareti, okul ziyareti, çay içmek, poğaça yemek… Bunlar iş değil. Önce Malatya’nın öncelikleri var. Çarşıya gidemiyorsun, ayakkabın kirleniyor, araban kirleniyor. Malatya’da bir şehir yok. Bir tek Fahri Kayahan ve Güngör Caddesi var. Başka yer yok. Her taraf çöp, içinde.” şeklinde konuştu.
“KİLTEPE, ÇARMUZU VE MELEKBABA CEPTE GÖRÜLDÜ”
Malatya’nın Doğu- Batı ekseninde uzatıldığını kuzey yerleşim alanlarının da boşaltıldığına dikkati çeken Yıldırım, “Oralara hizmet götürmezler. Ancak farklı partiden belediye başkanı olursa oralara hizmet gider. Çünkü Taştepe, Melekbaba’da yaşayan insanlar samimi insanlar, AK Parti’ye samimiyetle oy veren insanlar. AK Parti şöyle görüyor: “Bunlar zaten bize oy verecek, cebimizde hazır duruyor. Oralara hizmet etmeyiz.” Ama Malatya’da bir değişim olsaydı yerellerde nasıl hizmet gideceğini görürdük. Sami Bey seçim döneminde “Ben yüzde 1 milyon belediye başkanıyım” demedi mi? Var mı öyle şey? Sandığı mı aldın eline? Özgüven değil, işi bilmemekten kaynaklanıyor. İnsan “Ben belediye başkanıyım” demez. Allah nasip ederse olur. “Olacağım” dedin, şimdi elinize yüzünüze sürüyorsunuz. Malatya’nın tek şansı çalışkan bir valinin olması. Vali Bey olmasaydı daha da malamat olurlardı, açık net söyleyeyim. Şu anki siyasiler, belediye başkanları koltuklarını Vali Bey’e borçlular. Milletvekilleri de birbirinden kopuk. Malatyalılar cumhurbaşkanımızın hatırına, evler yapılır, iş yerleri yapılır diye bir kere oy verdiler. Ama üçüncüde vermeyecekler. Bu seçim refah seçimi olacak. AK Parti Malatya’da bu sefer bir tokat yiyecek.” diye ekledi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















