Malatya Lider Gazetesi
HV
11 NİSAN Cumartesi 20:56

Üniversite Öğrencilerinden “Miraç ve Esirler Cuması” Protestosu

Gazze’deki soykırıma ve Filistinli esirlere yönelik idam yasasına tepki gösteren Malatyalı öğrenciler, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için ses yükseltirken ümmet birliğine vurgu yaptı.

MALATYA HABERLERİ
Üniversite Öğrencilerinden “Miraç ve Esirler Cuması” Protestosu

İnönü Üniversitesi öğrenci toplulukları, üniversite yerleşkesindeki İlahiyat Camii bahçesinde cuma namazı sonrası önemli bir basın açıklaması düzenledi. “Miraç ve Esirler Cuması” sloganıyla gerçekleştirilen eyleme çok sayıda öğrenci, vatandaş ve akademisyen katıldı. Basın açıklamasını okuyan Muhammed Ali Özyazgan, Gazze’deki direniş çağrısına icabet ettiklerini belirterek, bugün susmanın zulme ortak olmak anlamına geldiğini vurguladı. Özyazgan, Gazze’den yükselen direniş çağrısına kulak verdiklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Bugün burada, Gazze’den yükselen direniş çağrısına kulak vermek, mübarek Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için ses olmak ve siyonist işgal zindanlarında zulüm gören esir kardeşlerimizle dayanışma içinde olduğumuzu haykırmak için toplandık. Gazze’deki mücahitlerin çağrısıyla 3 Nisan Cuma günü ‘Gösteri ve Esirler Cuması’ ilan edilmiştir. Bizler de İnönü Üniversitesi öğrencileri olarak bu çağrıya icabet ediyor, bugünü bir seferberlik ve halk öfkesi günü olarak ilan ediyoruz. Bugün susmak, zulme ortak olmaktır. Bugün konuşmak, direnişin bir parçası olmaktır.”

“GAZZE’DEKİ KATLİAM PLANLI BİR SOYKIRIMDIR”

Açıklamasında Gazze’de aylardır süren olayları “planlı bir soykırım” olarak nitelendiren Özyazgan, ateşkes kararlarına uyulmadığını, kadınların, çocukların ve sivillerin hedef alındığını belirtti. Hapishanelerde binlerce Filistinli esirin işkence, açlık ve insanlık dışı muameleye maruz kaldığını dile getiren Özyazgan, siyonist rejimin sözde yasalarla idamı meşrulaştırma girişimlerini “modern çağın en karanlık zulümlerinden biri” şeklinde değerlendirdi.

Özyazgan, zulmün sadece Filistin’le sınırlı olmadığını hatırlatarak Doğu Türkistan’daki sistematik baskı ve asimilasyon politikalarına, İran’da masum çocukların hedef alındığı saldırılara da dikkat çekti. “Mezhepler Müslümanların iç meselesidir. Bugün ayrılık zamanı değil, ümmet olarak birleşme zamanıdır. Siyonizme ve batı emperyalizmine karşı tüm farklılıklarımızı bir kenara bırakmak zorundayız” diyerek birlik çağrısı yaptı.

BÖLGESEL MÜCADELE VE SOMUT ADIMLAR VURGUSU

Konuşmasında İran, Lübnan ve Yemen’in işgale karşı verdiği mücadelenin ümmetin izzetini koruma mücadelesi olduğunu belirten Özyazgan, Suriye halkının İsrail karşıtı duruşunu da onurlu bir hat olarak tanımladı. Merhum Necmettin Erbakan’ın “İsrail laftan değil, güçten anlar” sözünü hatırlatan Özyazgan, “Artık sadece kınama değil, somut adımlar atılmalıdır” dedi.

Başta İslam İşbirliği Teşkilatı olmak üzere tüm İslam ülkelerine seslenen Özyazgan, açıklama yapmakla yetinilmemesi gerektiğini, yaptırım, caydırıcılık ve ortak hareket mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini ifade etti. Mescid-i Aksa’nın kapatılmasının ibadet özgürlüğünün gaspı olmanın ötesinde, nihai yıkım planlarının ön hazırlığı olduğunu vurguladı.

SUMUD FİLOSU’NA DESTEK VE KÜRESEL DİRENİŞ ÇAĞRISI

Açıklamada 12 Nisan’da yola çıkacak Özgürlük ve Sumud Filosu’na da destek verildi. Özyazgan, filonun daha geniş ve kapsamlı organize edilmesinin küresel direnişin büyüdüğünün göstergesi olduğunu belirterek, “Bizler de bu çabayı destekliyor, daha fazla uluslararası dayanışma çağrısı yapıyoruz” dedi.

Basın açıklaması, güçlü sloganlarla sona erdi: “Bugün buradan haykırıyoruz! Mescid-i Aksa yalnız değildir! Filistinli esirler yalnız değildir! Gazze yalnız değildir! Halkımızı, milletimizi ve dünyanın özgür insanlarını; Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmaya, esir kardeşlerimizle dayanışmayı büyütmeye, bu zulme karşı küresel bir direniş hattı oluşturmaya çağırıyoruz. Çünkü biliyoruz ki ‘Zulüm ile abad olanın, akıbeti berbat olur.’ Ve yine haykırıyoruz: Kudüs özgür olacak! Zindanlar yıkılacak! Direniş kazanacak!”

İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen eylem, ülke genelinde ve uluslararası alanda 3 Nisan Cuma’sının “Mescid-i Aksa ve Esirler Cuması” olarak ilan edildiği bir dönemde gerçekleşti. Hamas’ın çağrısıyla gündeme gelen bugün, Filistinli esirlere yönelik idam yasası tartışmaları ve Gazze’deki insani krizin derinleştiği bir süreçte anlam kazandı. Öğrenciler, sadece Filistin meselesine değil, Doğu Türkistan ve diğer coğrafyalardaki Müslümanlara yönelik baskılara da dikkat çekerek geniş bir ümmet dayanışması mesajı verdi.

Katılımcılar, açıklamanın ardından tekbir getirerek dağıldı. Eylem, gençlerin Filistin direnişine ve Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne sahip çıkma iradesini bir kez daha ortaya koydu. Benzer protestoların Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde ve şehirlerinde devam etmesi bekleniyor. Tarafsız bir gözle bakıldığında, İnönü Üniversitesi öğrencilerinin bu eylemi, akademik camianın Filistin konusundaki duyarlılığının bir yansıması olarak öne çıkıyor. Zulme karşı ses yükseltme geleneğinin genç nesiller tarafından sürdürüldüğü görülüyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR