Lotus Finans’ın açıkladığı 2025 verilerine göre, Türkiye genelinde 85,6 milyon nüfusa 16 milyon 232 bin otomobil düşerken, bin kişiye 189 araç oranı kaydedildi. Sık sık kazaların yaşandığı ve trafik sıkışıklığının yaşandığı Malatya’da bu rakam 165 ile ülke ortalamasının altında kalması dikkat çekti. Şehirdeki yöneticilerin trafik sıkışıklığını sürekli olarak araç sayısına bağlamasının doğru olmadığı verilerce ortaya konuldu.
Türkiye’nin otomobil sahipliği haritası, ekonomik kalkınma ve bölgesel farklılıkları gözler önüne seriyor. Lotus Finans’ın güncel verilerine göre, ülke genelinde 85,6 milyon nüfusa karşılık 16 milyon 232 bin 458 otomobil bulunurken, bin kişiye düşen otomobil sayısı 189 olarak gerçekleşti. Bu oran, sadece ulaşım alışkanlıklarını değil, gelir düzeyini, sanayileşme seviyesini ve kentleşme dinamiklerini de yansıtan bir gösterge. Ancak iller arası uçurum dikkat çekici: Batı illerinde araç bolluğu rekor kırarken, Doğu ve Güneydoğu’da düşük sahiplik oranları sosyo-ekonomik eşitsizliği vurguluyor. Malatya ise 165 otomobille ülke ortalamasının altında kalarak, komşu illere göre görece avantajlı bir konumda yer alsa da, genel tablonun gerisinde kaldı.
BATI ZENGİN, DOĞU SINIRLI
Türkiye’de her bin kişiye 189 otomobil düşmesi, Avrupa ortalaması olan 500-600 bandının oldukça altında kalıyor. Bu durum, otomobil fiyatlarındaki yüksek vergi yükü, yakıt maliyetleri ve alternatif ulaşım seçeneklerinin etkisiyle açıklanabilir. Ancak 2025 verileri, önceki yıllara kıyasla hafif bir artış gösteriyor: 2023 TÜİK verilerine göre bin kişiye 170 civarı otomobil düşerken, 2025’te bu oran %11’lik bir sıçrama yaptı. Bu büyüme, pandemi sonrası toparlanma ve kredi erişiminin kolaylaşmasıyla ilişkilendiriliyor. En çarpıcı fark, coğrafi dağılımda ortaya çıkıyor. Batıya doğru gidildikçe otomobil sahipliği artarken, doğuda azalma eğilimi hâkim. Örneğin, en yüksek oran Ankara’da bin kişiye 342 otomobille zirveyi kimseye bırakmıyor. Başkent, kişi başına gelirin ülke ortalamasının %50 üzerinde olması, otomotiv sanayisine yakınlığı (örneğin, TOFAŞ ve Ford fabrikaları) ve yoğun memur nüfusuyla bu başarıyı elde ediyor. Ankara’yı, 243 otomobille İstanbul ve 259 ile Antalya takip ediyor. İstanbul’un mutlak araç sayısı 4 milyonla rekor olsa da, yoğun nüfus nedeniyle oran düşük kalıyor, bu da trafik sıkışıklığının ana nedeni. Antalya’nın 259’luk oranı ise turizm odaklı ekonomiden besleniyor. Yazlık konutlar ve ikinci araç sahipliği, kentin araç filosunu şişiriyor. Benzer şekilde, Türkiye ortalamasının üzerinde yer alan Denizli (231), Muğla (245) ve Eskişehir (221) gibi iller, sanayileşme ve ihracat gelirleriyle öne çıkıyor. Denizli’nin tekstil ve mobilya ihracatı, Eskişehir’in lokomotif sanayisi, araç talebini doğrudan tetikliyor. Muğla’da ise Bodrum ve Marmaris gibi turizm cennetlerindeki ikinci ev sahipleri, oranı yukarı çekiyor. Doğu ve Güneydoğu’da ise tablo karanlık. En düşük oran Hakkâri’de bin kişiye yalnızca 10 otomobille yaşanıyor. Bu, 2023’teki 8-9 seviyesinden hafif bir iyileşme olsa da, hala alarm verici. Şırnak (15) ve Ağrı (21) gibi iller, düşük gelir, sınırlı istihdam ve altyapı eksikliklerinden mustarip. Genç nüfusun yüksek olması, harcamaları temel ihtiyaçlara yönlendiriyor; toplu taşıma veya motosiklet gibi alternatifler tercih ediliyor. Bu illerde otomobil sahipliği, sadece ekonomik değil, kültürel bir mesele: Araç, lüks olarak görülüyor.
MALATYA KOMŞULARA GÖRE ÜSTÜN, AMA ORTALAMANIN ALTINDA
Malatya, bin kişiye 165 otomobille ülke ortalamasının (189) %13 altında kalıyor. Bu oran, kayısı ve tarım odaklı ekonominin sınırlı sanayileşmeyle birleşimini yansıtıyor. Şehir, 2023 verilerine göre 150 civarındayken, %10’luk artışla toparlanma sinyali veriyor. Yine de Malatya, Doğu Anadolu komşularına göre avantajlı: Sivas’ı (164) 1 puan, Elazığ’ı (156) 9 puan, Adıyaman’ı (107) tam 58 puan, Kahramanmaraş’ı (159) 6 puan ve Diyarbakır’ı (43) ise tam 122 puan geride bırakıyor. Bu karşılaştırma, Malatya’nın tarım geliri ve sanayi yatırımlarının (örneğin, kayısı işleme tesisleri) görece olumlu etkisini gösteriyor. Ancak Adıyaman ve Diyarbakır gibi illerin düşük oranları, nüfusun gelişmişlik endeksini temsil ediyor.
Malatya’nın 165’lik skoru, bölgesel bir "orta yolcu" konumunu işaret ediyor: Ne batıdaki bolluk ne de doğudaki kıtlık.
EN DÜŞÜK ORAN: HAKKÂRİ (10), ŞIRNAK (15), AĞRI (21)
Doğu ve Güneydoğu illerinde düşük gelir düzeyi, sınırlı istihdam ve ulaşım altyapısındaki kısıtlar, araç sahipliğini aşağıda tutuyor. Ayrıca genç nüfus oranının yüksekliği de talebin daha çok temel ihtiyaçlara yönelmesine neden oluyor.
2025’TE PAZARIN VİTESİ YÜKSEK
Ocak–Ekim döneminde toplam otomotiv pazarı, geçen yıla göre %10,2 büyüyerek yaklaşık 1,04 milyon adede ulaştı. Eylül ayından sonra ekim ayı da 116 bin adetle tüm zamanların en iyi ekim ayı oldu. Ekim ayında Volkswagen lider konumda yer alırken, yıl toplamında Renault liderliğini sürdürüyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR



















