Depremin yıktığı Malatya’da hayat yeniden kurulmaya çalışılırken, şehir merkezindeki az sayıdaki sağlam kaldırım da araçlar tarafından işgal ediliyor. Enkaz kaldırma ve inşaat çalışmaları zaten yolları daraltmışken, araçlarını kaldırımlara park eden sürücüler yüzünden yayalar caddelerin ortasında yürümek zorunda kalıyor. Kamyon sayısının had safhada olduğu şehirde yayalar, “Arabalar altında ezilmekten korkuyoruz” diyerek zabıta ve emniyet güçlerinin trafik denetimlerini artırmasını istiyor.
EN BÜYÜK KORKU KAMYON ALTINDA KALMAK!
6 Şubat 2023 depremlerinden bu yana sokakları enkaz tozu, vinç gürültüsü ve konteynerlerle dolu olan Malatya’da, yayalar için yeni bir kâbus başladı: Kaldırım işgalleri. Şehir merkezinde, özellikle İnönü Caddesi, Kışla Caddesi, Çevre Yolu ve Battalgazi’nin ana arterlerinde, depremden sağ çıkan az sayıdaki kaldırım, araçların park alanı haline geldi. Bir yandan enkaz kaldırma çalışmaları, bir yandan yeni inşaatlar nedeniyle yollar zaten daralmışken, araçlarını kaldırımlara süren sürücüler yüzünden yayalar ya araç yoluna inmek zorunda kalıyor ya da engelli rampalarını, duba ve bariyerleri aşarak yürümeye çalışıyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde çevreyolu, okul önleri, hastane çevreleri ve çarşı bölgesinde trafik adeta kilitleniyor. Engelli vatandaşlar, bebek arabasıyla yürüyen anneler, yaşlılar ve öğrenciler en çok mağdur olan kesim. Vatandaşlar, en çok inşaat çalışmaları nedeniyle şehirde gezen kamyonların altında kalmaktan endişe ediyor.
“BEBEK ARABASIYLA YOLA İNMEK ZORUNDAYIM”
İnönü Caddesi’nde oturan üç çocuk annesi Ayşe Demir, “Bebeğim 8 aylık. Arabasıyla dışarı çıkamıyorum. Kaldırımlar full araba dolu. Ya arabayı kaldırıp kucağımda taşıyorum ya da arabayla yola iniyorum. Karşıdan gelen araçlar korna çalıyor, küfrediyor. Sanki suçlu benim! Enkazlar kalktı, konteynerler kalktı ama arabalar hâlâ kaldırımlarda. Zabıta bir gün ceza yazsa, bir hafta rahat ederiz. Lütfen denetim artsın, çocuklarımız yolda ezilmesin.” ifadelerine yer verdi.
“BASTONA RAĞMEN CADDELERDE YÜRÜYORUM”
Çevreyolu ve ana arterlerde benzeri sıkıntıları sık sık yaşadığını vurgulayan 71 yaşındaki emekli öğretmen Mehmet Altun, “İki defa düştüm. Biri gece, biri gündüz. Kaldırımda araba var, ben mecburen yola iniyorum. Sürücüler hızlı geçiyor, yaşlı olduğum için yavaş yürüyorum, bağırıyorlar. Bir gün biri çarpacak diye ödüm kopuyor. Bir de kamyonlar çok hızlı geçiyor. Haberlerde gördük kaç kişiye kamyon çarptı. Zabıta, polis kim görürse ceza yazsın, yeter ki kaldırımları artık yayalar kullansın. Biz zaten yeterince çile çektik.” dedi.
“ÖĞRENCİLER SERVİSE YETİŞEMİYOR, YOLDA EZİLMEKTEN KORKUYORUZ”
Lise öğrencisi 17 yaşındaki Zeynep Kara ise “Okuluma yürüyerek gidiyorum. Sabah 06:45’te evden çıkıyorum. Kaldırımlar araba dolu, mecbur araç yolundan yürüyoruz. Servis şoförleri kızıyor, korna çalıyor. Bir arkadaşımıza geçen ay araba çarptı, kolunu kırdı. Lütfen polisler denetim yapsın. Biz gençleriz, hakkımızı arayamıyoruz ama sesimizi duyurun.” şeklinde konuştu.
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR


















