Malatya Valisi Seddar Yavuz, şehirdeki bir otelde iş insanları tarafından düzenlenen “Salı Buluşmaları” söyleşisine katıldı. Söyleşide Malatya’nın geçmişi, bugünü ve geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yavuz, göreve geldiğinde çarşı özelinde yeterli çalışmaların yapılmadığını hatırlatarak kişisel menfaatlerin şehrin ilerlemesinin önüne geçtiğini söyledi. Malatyalıların yaklaşık olarak 50 yıl boyunca ülkeyi yönettiğini, iki başbakan ve iki cumhurbaşkanı çıkardığını vurgulayan Yavuz, “Malatya gibi bir babayiğit çıkmadı!” dedi.
“ARAŞTIRILMAYA DEĞER”
Konuşmasının başında Malatyalıların yüz yaşındaki Cumhuriyeti 50 yıl boyunca yönettiğini ve bundan kaynaklı olarak Malatyalıların haklı bir özgüvene sahip olduklarını belirten Yavuz, “Malatya, öteden beri özellikle Cumhuriyet döneminde Türkiye’yi 50 yıl yönetmiş bir şehirdir. Bu şehir, o dönemin getirdiği özgüveni sonuna kadar kullanmış ve çok başarılı insanlar yetiştirmiştir. Dolayısıyla ne kadar övünülse yeridir. Bu yönüyle sizleri ve tüm emeği geçenleri tebrik ediyorum. Çünkü 80 yılda Türkiye’yi 50 yıl yönetebilmiş başka bir il çıkmadı. İki başbakan, iki cumhurbaşkanı ve daha pek çok lider çıkarmış bir şehir… Bunun yanında iş dünyasında, bilimde, sanatta çok başarılı isimler kazandırmış bir şehir. Demek ki burada özel bir durum var. Bu konu gerçekten incelenmeye, araştırılmaya değer.6 Şubat depremi “asrın felaketi” diye tanımlanıyor ama asıl felaket nedir sorusu hâlâ soruluyor. Zira 7.7, 7.6, bir başka 7.7, ardından 6.4, 5.9… Çok uzun bir fay hattı kırıldı. Bu deprem sadece binalara değil, canlarımıza da zarar vermedi; sosyal dokumuza, psikolojimize, sosyolojimize çok ciddi tehditler oluşturdu. Binaları hızlıca yapmak mümkün olabilir ama ortaya çıkan psikolojik, psikiyatrik ve sosyolojik sonuçları ortadan kaldırmak o kadar kolay görünmüyor.” ifadelerini kullandı.
“23 YILDA SESSİZ DEVRİM YAŞADIK”
6 Şubat depremleri gibi felaketlerin altından ancak güçlü devletlerin kalkabileceğini öne süren Yavuz, “Bir insanın, bir şirketin, bir milletin ya da bir devletin gerçek gücü, büyük bir felaket karşısında gösterdiği refleksle ölçülür. 6 Şubat depremi, milletimizin ve devletimizin bu büyük sınavdan başarıyla çıktığını gösterdi. Sözün özü budur. Yardımlaşma ve dayanışma refleksimiz, “büyük millet” vasfımızın hâlâ dipdiri ayakta olduğunu ispatladı. Nitekim depremin ilk günü akşam saatlerinde Kahramanmaraş’a ulaştığımda, batıdan doğuya 86 milyon vatandaşımızın kalbinin aynı acı için attığını gördüm. İşte bu, “bir millet olma” şuurudur: Sevinçte de tasada da bir ve beraber olabilmek. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, son 23 yılda sessiz ve büyük bir devrim yaşadı. İçinde yaşayanlar için bu bazen sıradan gelebilir ama dışarıdan bakanlar muazzam bir dönüşüm görüyor. 1989’dan beri devletin içinde aktif görev yapmış biri olarak açıkça söylüyorum: Türkiye Cumhuriyeti, son 300 yılın en güçlü devletidir. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, milletimizin dayanışması ve devletimizin kudretiyle bu yaraları hızlıca sarma yoluna girdik.” açıklamalarını yaptı. >>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR


















