Malatya’da, Gazze’de yıllardır siyonist işgalcilere karşı mücadele veren El Kassam Tugayları’nın sözcüsü Ebu Ubeyde’nin (Ebu Ubeyde Muhammed el-Masri) şehadeti üzerine büyük bir üzüntü yaşanıyor. Şehidin oğlu tarafından yapılan çağrıda, tüm Müslümanlar Cuma namazı sonrasında gıyabi cenaze namazına davet edildi. Bu çağrıya Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Malatya Şubesi öncülük ederek, 2 Ocak 2026 Cuma günü Mescidi Takva Camii’nde geniş katılımlı bir gıyabi cenaze namazı organize etti.
Namaz öncesi cami avlusunda toplanan kalabalık, Ebu Ubeyde’nin şehadetini lanetleyen sloganlar attı ve Gazze’deki direnişe destek mesajları verdi. Cuma namazının ardından kılınan gıyabi cenaze namazına AGD Malatya Şube Başkanı Vahdettin Altınova, HÜDA-Par Malatya İl Başkanı Behçet Sevimli, çok sayıda STK temsilcisi, gençlik grupları ve vatandaşlar katıldı.
Namazın ardından dualar edildi ve şehit Ebu Ubeyde için rahmet niyazında bulunuldu. Katılımcılar, “Şehitler ölmez, Filistin özgür olacak”, “Kudüs bizimdir”, “Ebu Ubeyde’nin ruhu şad olsun” sloganlarıyla camiden ayrıldı. Malatya’daki bu gıyabi cenaze namazı, Gazze’deki direnişe duyulan derin bağlılığın ve Ebu Ubeyde’nin şehadetinin ümmet genelinde yarattığı büyük üzüntünün bir yansıması olarak değerlendirildi.
Namaza katılan Ali Öztunç, “Bugün buraya gelmemin sebebi çok basit: vicdanım rahat değil. Gazze’de çocuklar enkaz altında can veriyor, anneler evlatsız yeni yıla giriyor, babalar bir lokma ekmek bulamıyor. Televizyonda yılbaşı kutlamaları, havai fişekler, danslar, eğlence… Bunları görünce içim yanıyor. Biz burada müzik dinleyip, yemek yiyip, kahkaha atarken, orada bir bebek soğuktan donarak ölüyor. Bu nasıl eğlence? Bu nasıl vicdan? Bu nasıl insanlık? Buradan tüm Müslümanlar adına Ebu Ubeyde’ye rabbimden rahmet, bizler içinde af diliyorum. Ben Müslüman’ım, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) ‘Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir’ hadisini unutmadım. Gazze’deki kardeşlerimizin elinden, dilinden, canından emin değiliz. Onlar acı çekerken ben nasıl eğlenebilirim? Bugün buraya geldim, slogan attım, dua ettim, gözyaşı döktüm. Yarın için ne hazırladık? Allah’a ne hesap vereceğiz? Çocuklarımın yüzüne nasıl bakacağım? ‘Baba, Gazze’de çocuklar öldü, sen ne yaptın?’ diye sorduklarında ne diyeceğim? ‘Ben yılbaşı partisine gittim’ mi diyeceğim? Asla! ‘Bir çocuk gülmeden kimse gülemez’ dedi ya, işte tam olarak bu. Filistin özgür olana kadar, zulüm bitene kadar, ben de gülmeyeceğim, eğlenmeyeceğim. Malatya’da binlerce insan burada toplandı. Gençler, yaşlılar, kadınlar, erkekler… Hepimiz aynı acıyı paylaşıyoruz. Depremde biz de enkaz altında kaldık, biz de çaresiz kaldık, biz de yardım bekledik. Gazze’deki kardeşlerimiz de aynı şeyi yaşıyor. Onlar için dua etmek, sesimizi yükseltmek, en azından burada susmamak boynumuzun borcu. Gazze’deki çocuklar için, anneler için, babalar için, tüm mazlumlar için burada olduğumuzu haykıralım. Filistin özgür olana kadar susmayacağız, unutmayacağız, normalleşmeyeceğiz. Bu yürüyüş bir başlangıç olsun. Herkes evinde oturup televizyon karşısında eğlence izlemek yerine, bir camiye gelsin, dua etsin, gözyaşı döksün. Ben buradan ayrılırken içim biraz daha ferah. Çünkü yalnız olmadığımı gördüm. Malatya’da binlerce insan aynı acıyı paylaşıyor. Bu bize güç veriyor. İnşallah bu güç, Gazze’deki kardeşlerimize de ulaşır. Allah şehitlerimize rahmet eylesin, yaralılara şifa versin, mazlumlara yardım etsin. Ve en önemlisi, ümmetin birliğini nasip etsin. Amin.” dedi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR



















