Bu kapsamda Emeksiz Üst Kavşağında bir araya gelen sendika üyeleri yaptıkları yürüyüş sonrasında basın açıklaması düzenlendi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Vedat Eren, “Bugün bu alanda toplandık. Çünkü Kamu Emekçileri Sendikaları Federasyonu’nun aldığı kararla üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Geçinemiyoruz. Geçinemiyoruz. Geçinemiyoruz. İnsanca bir yaşam için bugün hizmet üretmiyoruz. Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor ve iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında görevdeyiz. Biz neden iş bırakıyoruz? Ne talep ediyoruz? Diğer soranlara cevabımız nettir. Yıllardır “Geçinemiyoruz” diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar. Geçinemiyoruz. Çünkü TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon oranlarıyla dünya beşinciliğine yükselen bir ülke yaşıyoruz. Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime, enflasyonun her türünde Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız. Avrupa Birliği ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece 1 ayda yaşanıyor. Sefalete teslim olmayacağız. Sefalete teslim olmayacağız.” dedi.
Mevcut zam oranlarından memnun olmadıklarını dile getiren Eren, “Buna rağmen her yıl aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Maaşlarımız Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in sahte verilerine göre artırılıyor. En son 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız Ocak ayından itibaren %18,60 artacak. Ama bunun için de enflasyon farkı var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık birimler halinde “enflasyon farkı maaş zammı” diye yutturuyorlar. Dolayısıyla gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımızda yapılacak 1.000 TL seyyanen artış dahil ortalama %12,5 maaş zammıyla girdik. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerine, köprü ve otoyol geçişlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımızdaki artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı (%35) zam yapıldı. Tekrar ediyoruz: Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. Toplu sözleşme adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor. Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır sendikadan öteye gitmeyen, iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır. Hatırlayalım: Yandaş konfederasyon sözcüleri daha bu Ağustos’ta KESK’in en başından beri söylediğimiz şeyleri tekrar ettiler mi? “Hakem kurulu işverenin noterine dönüşmüştür. Bu kuruldan memurların lehine bir şey çıkmaz” dediler mi?Bu nedenle hakem kuruluna başvurmayacaklarını açıkladılar mı? Aman ne yaptılar? “Haklıyız, kazanacağız” sözlerini unutup çağrılır çağrılmaz nefeslerini hakem kurulu toplantısına aldılar.” ifadelerini kullandı.
Diğer sendikalara yüklenen Eren, sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Süreci parlamentodaki bütçe görüşmelerine kadar sürdürme, o zamana kadar tüm kamu emekçilerinin ortak talepleri için hep birlikte mücadele etme çağrılarımıza kulak tıkadılar. İşverenin noteri dedikleri hakem kurulu toplantısına katıldılar. İş işten geçtikten sonra da kalkıp “Biz oy kullanmadık” diyerek kendilerini aklamaya çalıştılar. Tüm bunlar nafile çabalardır. Hepimiz biliyoruz ki bugün içinde bulunduğumuz tablo; iktidar, yandaş konfederasyonlar ve hakem kurulundan oluşan ittifakın ortak eseridir.” dedi>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR


















