6 Şubat depremleriyle birlikte enkaz altında uzuvlarını bırakarak yaşama tutunan engelliler deprem üzerinden geçen 2,5 yıl içerisinde unutulduklarından şikayetçi. 6 Şubat gecesi enkaz altında kalarak engelli durumuna düşen çok sayıda vatandaş, şantiyeye dönen şehirde sosyal izolasyon yaşamaktan bezmiş durumda. Birçok siyasetçinin kutlama mesajları paylaştığı 3 Aralık Dünya engelliler gününde engellilerin en büyük dileği ise çalışarak geçinmek ve sokaktaki yaşama dahil olabilmek.
Kaldırımların yüzde 70’i araç işgali altında, otobüslerin sadece 4’te 1’i rampalı, protez sırası aylar sürüyor. Deprem sonrasında yoğun inşaat çalışmalarıyla ayağa kaldırılmak istenen çarşı merkezinde yeni bir Malatya yükseliyor. Şehirde beton binalar yükseliyor, yollar açılıyor, TOKİ blokları birbiri ardına tamamlanıyor. Ama o betonların arasında binlerce engelli vatandaşın adı yok.
“Engellilere Dışarıda Bir Dünya Yok”
Erişilebilirlik felaketi yaşanan Malatya’da kaldırımlar araç işgali altında. Kaldırımların büyük bölümleri direkler, elektrik panolarıyla kaplı. Engelliler için konulan işaretli yollar ise yıkım ve inşaat çalışmaları nedeniyle artık yok. Şehir merkezindeki kaldırımların yüzde 70’i araçlarla dolu veya rampasız. MOTAŞ’ın 2025 itibarıyla sadece yüzde 25’i alçak tabanlı (Türkiye ortalaması yüzde 35). Kent yolları hâlâ çamur; tekerlekli sandalye ile sokağa çıkmak imkânsız.
İstihdam utancı. 60 bin engelliden sadece yüzde 12’si çalışıyor. Özel sektör yüzde 3 kota uygulamasını kağıt üzerinde bırakıyor, ceza yok. Depremde iş yerini kaybeden engelli esnaf hâlâ konteyner dükkânda bekliyor.
Sağlıkta da benzeri sorunlar yaşanıyor. Protez ve ortez bekleme süresi uzarken fizik tedaviler için randevu süreleri uzun. Özel tedavi merkezlerinde yapılan uygulamalar ise düşük gelirli ailelerin tercih edebilecekleri alanlar değil.
ENGELLİLER NE İSTİYOR?
1.Yeni yapılan konutlarda kendilerine uygun tasarımların tercih edilmesini engelli rampalarını ve kiracılar için yapılan yeni TOKİ konutlarında kendilerine ayrılan kontenjanın arttırılmasını istiyor.
2.Şehir içi toplu taşımada kendilerinin seyahat etmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasını minibüsler dahil tüm araçlara engelli rampası konulmasının zorunlu olmasını istiyor.
3.Kaldırım ve yaya yolu işgallerinin önüne geçilmesini geniş engelsiz kaldırımların tasarlanmasını ve bu kaldırımlarında direk, levha ve elektrik panolarıyla kaplanmamasını istiyor.
4.Özel sektörde yüzde 3 engelli istihdam kotasına uymayana ağır para cezası + vergi indirimi iptali getirilmeli.
5.Protez ve ortez bekleme süresi azaltılmalı, acil ihtiyaçlar için “yeşil koridor” açılmalı.
6.Evde bakım desteği bekleyen kişilerin tamamı 2026 başına kadar sisteme alınmalı.
7.Her ilçede engellilere yönelik ücretsiz meslek edindirme ve girişimcilik kursları açılmalı.
8.Şehir merkezinde ve her büyük mahallede kar amacı gütmeyen “Engelsiz Yaşam Merkezi” kurulmalı.
9.Engelli bireylere 7/24 hizmet verecek “Engelli Çağrı Hattı” başlatılmalı.
10.Yeni yapılan parklarda engelli çocuk oyun alanları zorunlu olmalı.
11.Belediye ve kamu hizmetlerinde engellilere yüzde 50 indirim uygulanmalı. Ne kadar belediye hizmetlerinde bu indirimler yapılsa da özel şirketler bu uygulamaları tercih etmiyor.
“LÜTFEN BİZİ DE GÖRÜN!”
Engelli Aynur Yılmaz, “Bir engelli olarak deprem sonrasında iş bulmakta ve dolayısıyla geçinmekte zorlanıyoruz. Evimiz yıkıldı. Uzun süre konteynerde kaldık. Eşimden boşandım. İş arıyorum ancak bulmakta zorlanıyorum. Özellikle özel sektör küçüldüğü için bizi tercih etmiyor. Yetkililere sesleniyorum; bize de yaşama hakkı sunsunlar. Bizde çalışalım evimizi geçindirelim. 2026’da Malatya engelli dostu bir şehir olabilir. Depremden sonra şehir daha da erişilmez oldu. Yeni yapılan caddelerde bile braille yok, sesli uyarı yok. Sanki biz ölmüşüz gibi davranılıyor. Lütfen bizi de görün!” dedi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR


















