Malatya Lider Gazetesi
HV
11 NİSAN Cumartesi 20:53

Dirençli Hipertansiyona Renal Arter Denervasyonu ile Çözüm...Malatya’da Bir İlk!

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Pekdemir ve ekibi tarafından gerçekleştirilen renal arter denervasyonu işlemiyle, 5 farklı tansiyon ilacına rağmen kontrol altına alınamayan genç bir hastanın tansiyonu başarıyla düzenlendi.

SAĞLIK
Dirençli Hipertansiyona Renal Arter Denervasyonu ile Çözüm...Malatya’da Bir İlk!

Malatya’da yaşayan 31 yaşındaki H.T. adlı kadın hasta, uzun süredir dirençli hipertansiyon sorunuyla mücadele ediyordu. Beş farklı tansiyon ilacı kullanmasına rağmen kan basıncı atakları önlenemiyor, kullandığı ilaçlar nedeniyle de gebelik planı gerçekleştiremiyordu. Klasik ilaç tedavilerine yanıt vermeyen bu zorlu durumda, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Pekdemir ve ekibi devreye girdi. Merkezde gerçekleştirilen renal arter denervasyonu işlemiyle hasta sağlığına kavuştu. Bölgede ve Malatya’da ilk kez uygulanan bu girişimsel yöntem, hastanın tansiyon değerlerini kontrol altına almayı başardı. İşlem sonrası hasta, gebelik için daha güvenli bir sağlık profiline ulaştı.

Bölge ve Malatya için ilk olan bu uygulama, özellikle gebelik planlayan dirençli hipertansiyon hastalarına yeni bir umut kapısı açtı.

Prof. Dr. Hasan Pekdemir, yaptığı açıklamada, hastanın durumunu şöyle özetledi:

“Gebelik durumunda birçok tansiyon ilacı kullanılamıyor. Bu nedenle hastamız için en uygun seçenek renal arter denervasyonu oldu. İşlemi başarıyla gerçekleştirdik ve tansiyon değerlerini kontrol altına aldık. Eğer hastamız gebe kalırsa, gebeliğe engel olmayan çok sınırlı ilaçlarla bile tansiyon kontrolü sağlanabilecek bir düzeye ulaşmış olacağız.”

HİPERTANSİYON “SİNSİ” BİR TEHLİKE

Prof. Dr. Pekdemir, hipertansiyonun dünya genelinde en yaygın sağlık sorunlarından biri olduğuna dikkat çekti. Özellikle belirli bir yaşın üzerindeki bireylerde görülme oranının yüzde 50’ye kadar çıktığını belirten Pekdemir, Türkiye’de ise hastalığın tedavi ve takibinde ciddi eksiklikler bulunduğunu ifade etti.  “Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor ve bu nedenle ‘sinsi’ olarak nitelendiriliyor. Kontrol altına alınmadığında kalp hastalıkları, felç (inme), böbrek yetmezliği ve hatta diyalize kadar giden ciddi tablolar ortaya çıkabiliyor. Aynı zamanda diğer hastalıkların riskini de artıran temel bir sağlık sorunu” diye konuştu.

DİRENÇLİ HİPERTANSİYON NEDİR?

Bazı hastalarda üç veya dört farklı tansiyon ilacı (bunlardan birinin idrar söktürücü olması şartıyla) kullanıldığı halde kan basıncının kontrol altına alınamadığını belirten Pekdemir, bu durumun “dirençli hipertansiyon” olarak tanımlandığını söyledi.  “Bu hastalarda çoğu zaman beşli tedavilere kadar çıkıyoruz, dozları artırıyoruz ancak yine de istenilen kan basıncı seviyesine ulaşamayabiliyoruz. Bazı hastalar ise mevcut hastalıkları veya ilaçlara karşı alerjik durumları nedeniyle tedavileri sürdüremiyor” ifadelerini kullandı.

“SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ HEDEF ALINIYOR”

Dirençli hipertansiyonun altında yatan önemli mekanizmalardan birinin sempatik sinir sistemi olduğunu dile getiren Prof. Dr. Pekdemir, şu açıklamayı yaptı: “Sempatik sinir sistemi kalp hızını artıran ve tansiyonu yükselten bir sistem. Bu sistemin sürekli aktif olması durumunda beyne giden uyarılar artıyor ve böbrek damarlarında daralma meydana geliyor. Bu da böbrekte tuz ve su tutulmasına neden olarak tansiyonun sürekli yüksek seyretmesine yol açıyor.” Renal arter denervasyonu yöntemi ise böbrek damarlarının etrafındaki sempatik sinirlerin ablasyon (yakma) tekniğiyle etkisiz hale getirilmesine dayanıyor. Pekdemir, yöntemin etkisini şöyle anlattı:

“Bu sinirleri yaktığımızda tansiyonu yükselten sinyallerin beyne iletilmesi engelleniyor. Böbreğe giden yanlış uyarılar ortadan kalkıyor. Bunun sonucunda damarlar genişliyor, tuz ve su tutulumu azalıyor ve hastanın tansiyonunda ciddi düşüşler sağlanıyor.”

“HASTA SEÇİMİ ÖNEMLİ”

Yöntemin her hasta için uygun olmadığını, dikkatli hasta seçimi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Pekdemir, özellikle genç, ilaç kullanamayan veya sempatik aktivitesi yüksek hastalarda çok yüksek başarı oranları elde edildiğini belirtti.  “Bu hasta grubunda yüzde yüze yakın fayda görebiliyoruz. Bazı hastalar tamamen ilaçsız kalabiliyor, bazı hastalarda ise beşli tedaviler bir ya da iki ilaca kadar düşebiliyor” dedi. İşlemin etkisinin yaklaşık 24 saat içinde görülmeye başlandığını, ancak kalıcı sonuçların yaklaşık 3 ayda ortaya çıktığını ifade eden Pekdemir, “Bu sürede hastayı yakından takip ediyoruz. Üç ayın sonunda çok daha belirgin ve kalıcı tansiyon düşüşleri gözlemliyoruz” diye konuştu.

MALATYA VE BÖLGE İÇİN ÖNEMLİ BİR GELİŞME

Prof. Dr. Hasan Pekdemir, renal arter denervasyonunun Malatya’da ilk kez Turgut Özal Tıp Merkezi’nde uygulandığını hatırlatarak, merkezin ileri düzey kardiyolojik tedavilerin yoğun şekilde gerçekleştirildiği bir kurum olduğunu vurguladı.  “Çoklu ilaç kullanmasına rağmen sonuç alamayan veya ilaç kullanması sakıncalı olan hastaların bu yöntem açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Uygun hastalar merkeze başvurarak bu tedaviden fayda görebilir” şeklinde konuştu.

Bu başarılı uygulama, dirençli hipertansiyon sorunu yaşayan özellikle genç ve gebelik planlayan hastalar için bölgede yeni bir tedavi seçeneği sunuyor. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, gerçekleştirdiği bu ilk ile Malatya ve Doğu Anadolu’da ileri düzey kardiyoloji hizmetlerine bir yenisini daha eklemiş oldu. Etkinlik, hastanın yaşam kalitesini artırırken, benzer sorun yaşayan diğer hastalar için de umut kaynağı oldu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR