Malatya Lider Gazetesi
HV
21 MAYIS Perşembe 05:04

Beydağı Otelini Çevreyolu Yıkmış!..

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Beydağı Oteli davasında, binanın 6 Şubat depreminde yıkılmasının asıl nedeninin 2008’de yapılan çevreyolu alt geçidi olduğunu öne sürüldü. Alt geçidin yeraltı su rejimini bozarak zemini zayıflattığını iddia eden sanık avukatları, güncel zemin etüdü raporlarının mahkemeye sunulmasını talep etti.

MALATYA HABERLERİ
Beydağı Otelini Çevreyolu Yıkmış!..

Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya’da yıkılarak 7 kişinin ölümüne neden olan Beydağı Oteli davası, yeni bir teknik iddia ile gündeme geldi. Savunma tarafı, 2008 yılında inşa edilen çevreyolu alt geçidinin yeraltı su akışını keserek zemin taşıma gücünü azalttığını ve binanın depreme dayanıklılığını kaybetmesine yol açtığını savundu. Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın son duruşmasında tutuksuz sanıklar Ömer Ş., Hakan B., Alper Y., Turan Ü. ve Mustafa B.’nin avukatları hazır bulundu. Mağdur tarafı ve avukatları ise duruşmaya katılmadı. Duruşmada savunma avukatı Ali Haydar Özer, dosyaya yeni delil dilekçesi sundu.

SAVUNMANIN TEKNİK İDDİASI

Avukat Özer, dilekçesinde Malatya şehir merkezinde Beydağları’ndan kuzeye doğru doğal bir yeraltı su akışının bulunduğunu, ancak 2008’de çevreyolu üzerinde yapılan alt geçit inşaatı sırasında yan perdelerin bu akışı kestiğini belirtti. Bu müdahalenin suyun geride birikmesine, yeraltı su seviyesinin yükselmesine ve zeminin taşıma gücünün önemli ölçüde düşmesine neden olduğunu ileri sürdü. Dilekçeye göre suya doygun hale gelen zemin, binada kısmi batmaya ve deprem sırasında farklı oturmalara yol açtı. Temel sisteminin su altında kalması da taşıyıcı elemanları işlevsizleştirmiş olabilir. Bu teknik değerlendirmeler, Bursa Uludağ Üniversitesi Yapı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün’ün hazırladığı uzman mütalaası ile desteklendi. Mütalaadan alıntılar ve görseller de mahkeme dosyasına eklendi.

“21 YIL SONRAKİ DEĞİŞİKLİĞİ ÖNGÖRMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ”

Savunma, Beydağı Oteli’nin 1987 yılında dönemin teknik mevzuatına uygun şekilde ruhsatlandırıldığını hatırlatarak, sanıkların 21 yıl sonra yapılan bir alt geçit projesinin zemin koşullarını bu denli değiştireceğini öngörmelerinin teknik ve hukuki açıdan mümkün olmadığını vurguladı. Binanın temel tasarımının, sonradan oluşan bu olumsuz koşullara göre hazırlanmadığını kaydetti. Öte yandan, deprem sonrası bölgenin “rezerv alan” ilan edildiği ve TOKİ ile Emlak Konut’un yeni yapılaşma çalışmalarına başladığına dikkat çeken savunma, bu süreçte güncel zemin etüdü raporlarının zorunlu olduğunu belirtti. 7452 sayılı Kanun ve 3194 sayılı İmar Kanunu’na atıfta bulunan avukatlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ’den güncel jeolojik ve zemin etüt raporlarının celbini talep etti.

Mahkeme Başkanı, daha önce ilgili kurumlara (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Battalgazi Belediyesi, Malatya Büyükşehir Belediyesi ve AFAD) üç kez yazı yazıldığını ancak bu kurumlarda böyle bir rapor bulunmadığının bildirildiğini açıkladı. Buna rağmen savunma, raporların dosyaya girmesinin önemini tekrar vurguladı.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, dosyanın bilirkişide olduğunu belirterek bilirkişi raporunun beklenmesine karar verdi. Ancak daha önce defalarca istenen zemin etüdü raporları talebini, kurumların olumsuz yanıtları nedeniyle reddetti. Duruşma 9 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.

YIKIMDA HAYATINI KAYBEDENLER

Kahramanmaraş merkezli ikinci depremde Malatya merkez Dabakhane Mahallesi Bakırcılar Çarşısı yanında yıkılan Beydağı Oteli’nin enkazında şu kişiler hayatını kaybetmişti:

Hira Ecrin Baykal (10)

İlahe Hasanzade (50)

Rana Ökten (51)

Raziye Baykal (41)

Selami Acı (52)

Selami Acı (4)

Suat Acı (2)

Dava kapsamında sanıklar, ihmalkarlık ve bina yapımındaki kusurlarla suçlanıyor. Savunma ise yıkımın müteahhitlerin fiilinden ziyade, dış etkenlerle (özellikle 2008 alt geçit inşaatı) bozulan zemin koşullarından kaynaklandığını savunuyor. Gelişmeler, Malatya kamuoyunda yakından takip ediliyor. Mahkemenin vereceği karar, benzer deprem davalarında emsal teşkil edebilecek teknik ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirebilir.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR