Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısı sonrasında 23 Aralık akşamı yaptığı açıklamada, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak net asgari ücretin 28 bin 75 TL, brüt ücretin ise 33 bin 30 TL olarak belirlendiğini duyurdu. Bu rakam, 2025 yılındaki 22 bin 104 TL’lik net asgari ücrete göre yüzde 27’lik bir artış anlamına geliyor. Bakan Işıkhan, artışı “çalışanları enflasyona ezdirmeme” prensibiyle savundu ve asgari ücret desteğinin 1.000 TL’den 1.270 TL’ye çıkarıldığını belirtti. Ancak karar, işçi kesiminin büyük tepkisini çekti. Komisyon çalışmalarına katılmayan Türk-İş’in Aralık 2025 itibarıyla açıkladığı açlık sınırı 29 bin 828 TL seviyesinde bulunuyor. Bu rakamın altında kalan yeni asgari ücret, dört kişilik bir ailenin temel gıda ihtiyaçlarını bile karşılamaktan uzak görülüyor. Çalışanlar, belirleme sürecinin işçi temsilcileri olmadan yürütülmesini de eleştirerek, “Bu zam, geçim derdine çare olmuyor” diyor.
Sokak röportajlarında konuşan asgari ücretliler, yıllardır aynı iş yerinde çalışmalarına rağmen maaşlarının asgari seviyede tutulmasından şikayetçi. Bir fikir işçisi, “Patronların ne kadar kazandığını biliyoruz, onlar da bizim ne şartlarda yaşadığımızı biliyorlar. Yıllardır aynı işi yapıp uzmanlaşmama rağmen hâlâ asgari ücret alıyorum. Bu kadar emekten sonra hakkımı helal etmiyorum, kul hakkı yiyorlar” ifadelerini kullandı.
HİÇBİR YARAYA MERHEM OLMUYOR
Başka bir vatandaş, market çalışanı Fatma K. ise öfkesini şu sözlerle dile getirdi: “Uzun yıllar böyle bir uygulama görmedik. Enflasyon aldı başını gidiyor, her şey zamlandı ama bizim maaşımız yerinde sayıyor. Aynı fabrikada 10 yıldır çalıyorum yaşım 45 olmuş hâlâ asgari ücretle geçinmeye çalışıyoruz. İşverenler kârını katlarken biz ekmek parası peşinde koşuyoruz. Bu zam, ne çocuğun okul masrafını karşılar ne de ev kirası olur. Hakkımızı helal etmiyoruz, bu böyle devam edemez. O kadar iyi ise verdikleri ücretler kendi çocukları gelsin çalışsın” dedi.
Ekonomistler, yeni asgari ücretin kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği, GSS primleri gibi pek çok kalemi doğrudan etkilediğini belirtiyor. Yüzde 27’lik artışın, yüksek enflasyon ortamında alım gücünü korumakta yetersiz kalacağı görüşü yaygın. İşverenler de rakamı “yetersiz” bulurken, çalışanların tepkisi sokaklara ve sosyal medyaya yansımaya başladı.
Asgari ücretliler, “Bu ücretle aile geçindirmek imkânsız” derken, yetkililerden daha adil bir komisyon yapısı ve gerçekçi zam talebinde bulunuyor. Yeni yılın ilk günlerinde yürürlüğe girecek 28 bin 75 TL’lik net ücret, milyonlarca ailenin bütçesini belirleyecek olsa da, tepkiler dinmek bilmiyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















