11. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı’nda AK Parti Malatya Milletvekili Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, “Ortadoğu’daki Güncel Olaylar ve 100. Yıl Türkiye’sinin Geleceği” başlıklı söyleşide son 150 yılın kırılmalarını ve “Terörsüz Türkiye” sürecini ele aldı. Komisyon üyesi Babacan, PKK’nın silah bırakma aşamasına yaklaşıldığını, Ocak 2026’da TBMM’ye sunulacak yasal düzenlemelerle sürecin tamamlanacağını duyurdu.
“Bir Kitap Bin Umut” temasıyla 31 Ekim – 9 Kasım tarihleri arasında Orduzu Pınarbaşı Fuar Alanı’nda gerçekleştirilen 11. Malatya Anadolu Kitap ve Kültür Fuarı, siyasi ve entelektüel tartışmalara ev sahipliği yapıyor. Fuarda, AK Parti Malatya Milletvekili ve TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Babacan, “Ortadoğu’daki Güncel Olaylar ve 100. Yıl Türkiye’sinin Geleceği” konulu söyleşide, Türkiye’nin son 150 yıllık kırılmalarını, bölgesel dinamikleri ve “Terörsüz Türkiye” sürecinin kritik aşamalarını anlattı. Söyleşi, fuarın kültürel zenginliğine siyasi derinlik katarak, deprem sonrası yeniden yapılanan Malatya’da umut ve dayanışma mesajları verdi. Etkinliğe Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Aslan, Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, MHP İl Başkanı Gökhan Gök, akademisyenler, kamu yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Babacan, söyleşi sonrası kitaplarını imzalayarak kitapseverlerle birebir sohbet etti.
Malatya Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen fuar, 15 bin metrekarelik alanda 320 yayınevi, 340 yazar, 75 söyleşi, 340 imza etkinliği ve 120 okul-yazar buluşmasıyla rekor katılım sağlıyor. Deprem sonrası şehrin “yeniden doğuş” simgesi olan etkinlik, Gazze yararına antika ve sanat eserleri satışıyla da sosyal sorumluluk vurgusu yapıyor. Başkan Sami Er’in açılışta belirttiği, “Kitap, ruhumuzu ve geleceğimizi yeniden inşa eden en güçlü araç.” Babacan’ın söyleşisi, fuarın 75 etkinliğinden biri olarak, entelektüel tartışmaları zirveye taşıdı.
ORTADOĞU VE TÜRKİYE’NİN KADERİ
Barış süreci komisyonunda olan Prof. Dr. Babacan, söyleşiye Türkiye’nin yakın tarihine dair bir panorama çizerek başladı: “Bizim yaşadığımız son 150 yıllık bir kırılma var. Yakın zamanda ‘Arap devrimleri’ yaşandı. Suriye, Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Yemen, Irak’ta yaşıyoruz. Ortadoğu, yakın akraba olduğumuz bir yer. Coğrafya ve kaderleri birlikte yaşıyoruz. Dünyanın yaşadığı kırılmalar var. Artık dünya çalkalanıyor.”
“KIBRIS HAREKATINDA ZİKZAKLI YOL ÇİZİLDİ”
Babacan, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sonrası hikâye üretemediğini, Kıbrıs Harekâtı (1974) gibi olaylarla zikzaklı bir yol izlediğini vurguladı. Babacan, “Kıbrıs, Doğu Akdeniz bağlamında çok kıymetli bir yer. Soğuk Savaş dönemi Türkiye için zikzaklarla dolu bir şeydi. İkinci büyük kırılma Soğuk Savaş bitiminde oldu. Dünya birer birer normalleşirken, Türkiye 90’lı yılları facia olaylar dizisiyle heba etti. 90’lı yıllar devletlere ve bölgedeki halklara ciddi bir alan açtı ama Türkiye, önüne çıkan fırsat penceresini heba ettik.” dedi.
Üçüncü kırılma dönemini işaret eden Babacan, Türkiye’nin bu kez fırsatı değerlendireceğini söyledi. Babacan, “Şimdi yine üçüncü bir kırılma dönemindeyiz. Türkiye, bu kırılma dönemini geçmiş iki dönemde değerlendirmediği fırsatı bu dönemde değerlendirme istiyor. Cumhurbaşkanımız ‘Biz artık bu fırsatı değerlendireceğiz’ dedi. Şimdi Türkiye tarihinde ilk defa ciddi bir avantajlar demetinin önünde. Türkiye Yüzyılı, Türkiye’yi geleceğe hazırlama hedefini kapsıyor. Türkiye her zaman kendi içerisinde kavga ve mücadeleyi vermek zorunda olan zor bir ülke. Aktörler değişiyor. 14 yıl Suriye’de milyonu aşan insan öldürüldü. Suriye’de inanılmaz şeyler oldu.” ifadelerini kullandı.
Babacan’ın bu analizi, fuar ziyaretçileri arasında yoğun tartışma yarattı. Bir akademisyen, “Ortadoğu’nun kaderi Türkiye’nin geleceğini şekillendiriyor; bu kırılmaları fırsata çevirmek, tam da ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu” yorumunu yaptı.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİNDE KRİTİK AŞAMA”
Söyleşinin zirvesi, Babacan’ın TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndaki deneyimlerine dayandı. Komisyonun 16 oturumda herkesi dinlediğini belirten Babacan, sürecin iki ayağını anlattı: “Terörsüz Türkiye sürecinde işin iki ayağı var. Devlet ayağı: Silahların gömülmesi, yakılması. İkinci ayağı toplumsal taraf. İlk aşamada devletin pozisyonu örgütle ‘Al-ver yapmam’ diyor. Örgütün kapasitesi kalmadı. Örgütün temel argümanları an itibariyle neredeyse ortadan kalktı. Üçüncü unsurda bütün dünyada Marksist hareketler yolun sonuna geldi. PKK kendi hedeflerinden vazgeçmiş değil bunun farkındayım. PKK format değişikliğiyle kendisine yeni bir alan açmak zorunda. Örgüt silah bırakmak durumunda, örgüte vereceğimiz bir taviz yok.” şeklinde konuştu.
Komisyonda dinledikleri hikayelere değinen Babacan, “Terörsüz Türkiye’de 16 oturumdur inanılmaz sunum ve hikayeler dinledik. Komisyonda 6 anneyi dinledik. Bir anne 4 kızını dağda kurban vermiş, 19 yaşındaki oğlunu Lice’de şehit veren bir anne yanındaydı. Benim bu zeminin kökünü kurutmam gerekiyor. Terörsüz Türkiye’yi buradan ele almalıyız. Toplumun tamamına bu işin Türkiye işi olduğunu anlatmamız lazım. Biz artık bunu bitirelim yeter.” diye konuştu.
ASALET NEYİ GEREKTİRİYORSA ONU SAĞLAYACAĞIZ
Terörün ülke ekonomisine mali boyutu da vurgulayan Babacan: “11 il için devlet olarak 6 Şubat depremleri sonrası 104 milyar Euro harcıyoruz. Terörün Türkiye’ye maliyeti yıllık 140 milyar dolar. Bunu bitirmeliyiz. Cesaret gerektiriyor. Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanımız bu cesareti sergiliyor. Vatandaşımızla birlikte bu işi halledeceğiz. Perşembe günü son toplantıyı yapacağız. Ne aşamada olduğumuzu değerlendireceğiz. Çok iyi bir noktadayız. Benim beklediğimden hızlı ilerliyor. İnşallah nihayete erdikten sonra final şöyle olacak. Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ortak imzayla silah bırakma tam manasıyla gerçekleştirilmiş sonucuna vardıktan sonra Milli Güvenlik Kurulu karar alacak. Milli Güvenlik Kararından sonra süreç işleyecek. Ocak ayı gibi TBMM Genel Kuruluna sunulacak. Ayrı başlıklarla herkese ayrı asalet neyi gerektiriyorsa onu sağlayacağız.” dedi.
Bu açıklamalar, 2025’teki güncel gelişmeleri yansıtıyor: Temmuz 2025’te Süleymaniye’de PKK’nın ilk silah bırakma eylemi gerçekleşti, MİT takibiyle süreç hızlandı. Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” vizyonu, kabine toplantılarında ele alınıyor; yıllık 140 milyar dolarlık terör maliyeti vurgusu, ekonomik kazanımları öne çıkarıyor.
Etkinlik sonrası Babacan, ziyaretçilerin kitaplarını imzaladı; bir öğrenci, “Terörsüz Türkiye, bizim neslimizin umudu” notuyla kitap aldı.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR

















